5 Aralık 2016 Pazartesi

Neden mi her şeyin hayırlısı?

Facebook'ta sağ olsunlar beni kıssadan hisse adlı bir gruba eklediler. Pek aktif bir grup değil, aksine az ama öz olan paylaşımlar yapılıyor. Geçenler de okuduğum bir kıssadan hisseyi unutmak ne mümkün.. O hikayeyi okuduktan sonra dilimden düşmeyen ve her duam de bir şeyi istemeden önce gönül dilime gelen tek kelime olmuştur, "hayırlısı" demek. Gerçekten zor geliyor, yaşadığın onca şeye hayırlısı deyip beklemek. Ama bir yerden sonra öyle alışıyorsun ki artık olsa da olmasa da hayırlısı deyip çekiliyorsun köşene.. Sizi ne kadar etkiler bilemeyeceğim, ama şunu unutmayın; "Her şeyin hayırlısı, en güzelidir. Bunu biz bilemeyiz belki ama, Yaradan etmediğimiz dua'yı bile biliyor.."

Tamamını anlatmak yerine size şöyle özet geçiyorum.. -aslında hikaye böyle değil, kendime göre uyarlayıp benzetmeye çalıştım.-

"İnşatta çalışan hamal maaşını almak üzere patronunun odasına gider, gittiği saat ise patronunun yemek saatidir. Neredeyse sofra da bir tek kuş sütü eksiktir. Yemeği önüne gelen patronunu kıskanan hamal içinden şöyle geçirir, "Biz akşamı zar zor edelim, burada adam oturduğu yerden önüne yemek aş gelsin. Keşke benim de önüme böyle yemek getirseler" der. Ardına parasını aldıktan sonra, akşamı zar zor ederek evinin yolunu tutar. Evine az kala, bir kaç kişinin bağrışmalarını duyar merakına yenilen hamal, ne olduğuna bakmak için seslerin olduğu yere gider. İki kişi kavga ediyor, insanlık namına ayırmak ister ama arada bir kaç tane yumruk yemekten de kaçamaz. Hemen akabinde polisler gelir ve hiç sormadan hamalla birlikte 2 kişiyi alır. Hamal, her ne kadar benim ilgim yok, kavgayı ayırmaya geldim dese de polisler dinlemez ve nezarethaneye atarlar. Bir gece oradan kalan hamala sabah uyandığında görevli polis, bir parça ekmek ile bir bardak suyu götürür önüne koyar.. Ve o sırada hamalın aklına patronu için söylediği sözler gelir.."


Umarım ne demek istediğim anlaşılmıştır. Allah'a emanetsiniz..